Blog

  • ChatGPT nedir? ChatGPT Türkçe Anlıyor mu? ChatGPT ile neler yapılabilir?

    ChatGPT nedir? ChatGPT Türkçe Anlıyor mu? ChatGPT ile neler yapılabilir?

    ChatGPT nedir?

    Chat GPT bir dil modelidir. Dil modelleme, bir bilgisayar programının insan dilini anlaması ve kullanmasıdır. Örneğin, bir chat GPT programına bir soru sormanız ve program size bir cevap vermenizi sağlar. Bu cevapları verirken, program dil kurallarını ve insan dilini kullanarak düşüncelerini ifade eder. Chat GPT, insan dilini kullanarak sorulara cevaplar verebilen bir programdır.

    GPT, OpenAI tarafından eğitilen bir dil modelidir ve ilk olarak 2018 yılında ortaya çıkmıştır. Ancak, dil modelleme alanında çalışmalar çok daha eskilere dayanmaktadır ve bu alanda yapılan çalışmalar sürekli gelişmektedir. GPT, bu alandaki çalışmaların sonuçlarından biridir ve dil modelleme alanında ileri seviye bir teknolojidir.

    ChatGPT Türkçe Anlıyor mu?

    Chat GPT Türkçe dilini anlayabilir. GPT, bir dil modelidir ve dil modelleme alanında oldukça başarılıdır. Bu nedenle, chat GPT programı Türkçe dilini anlayarak sorulara cevaplar verebilir. Ancak, chat GPT programının Türkçe dilinde ne kadar başarılı olduğu, GPT eğitim verilerine ve dil modelleme algoritmasına göre değişebilir.

     

    ChatGPT Örnek

    Fıkra konusunda biraz daha çalışması gerekebilir.

    ChatGPT ile neler yapılabilir?

    Chat GPT, dil modelleme alanında oldukça başarılı bir programdır ve dil ile ilgili birçok işi yapabilir. Örneğin, chat GPT programına dil ile ilgili sorular sorarak bilgi edinebilirsiniz. Ayrıca, chat GPT programını dil öğrenmeye yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Program, dil kurallarını ve insan dilini kullanarak size cevaplar vererek dil öğrenmenize yardımcı olabilir. Ayrıca, chat GPT programı dil konusunda yapılacak işler için de kullanılabilir. Örneğin, bir metin yazma işinde chat GPT programına yardım isteyebilirsiniz ve program size dil kurallarına uygun bir metin yazabilir. Bu sadece birkaç örnek, chat GPT programı dil ile ilgili birçok işi yapabilir.

    *ÖSYM Sorusu.

    ChatGPT Nasıl Kullanılır?

    Öncelikle, https://chat.openai.com web sitesini bilgisayarı veya telefonu üzerinden açmanız gerekmektedir. Daha sonra, eğer OpenAI üyeliğine sahipseniz “Log in” butonuna tıklayarak hesabına giriş yapmalıdır. Eğer OpenAI üyeliğiniz yoksa, “Sign up” butonuna tıklayarak üye olunmalıdır. Üyelik işlemlerini tamamladıktan sonra, açılan sohbet ekranından ChatGPT’yi kullanmaya başlayabilirsiniz.

  • Bitcoin nedir? Bitcoin para kazandırır mı? Bitcoin asıl amacı nedir? Bitcoinin arkasında kim var?

    Bitcoin nedir? Bitcoin para kazandırır mı? Bitcoin asıl amacı nedir? Bitcoinin arkasında kim var?

    Bitcoin nedir?

    Bitcoin, 2009 yılında Satoshi Nakamoto takma adlı bir kişi tarafından geliştirilen bir dijital para birimidir. Birçok insan tarafından merkezi otoritelerin denetiminden bağımsız bir para birimi olarak görülmektedir ve bu yüzden Bitcoin, insanların para transferlerini anonim hale getirmesi sayesinde popülerliğini kazanmıştır. Bitcoin, blockchain adlı bir teknolojinin kullanımı sayesinde güvenli ve güvenilir bir şekilde işlemleri gerçekleştirir.

    Bitcoin para kazandırır mı?

    Bitcoin yatırım yaparak para kazandırmak için kullanılabilir ancak bu her zaman kazandıracak bir yatırım değildir. Bitcoin fiyatı çok değişken olabilir ve bu nedenle yatırımcılar için büyük bir risk taşır. Bu yüzden, Bitcoin yatırımı yapmadan önce mutlaka piyasayı iyi bir şekilde araştırmanız ve ne kadar risk alabileceğinizi dikkatli bir şekilde değerlendirmeniz gerekir. Ayrıca, Bitcoin yatırımı yaparken dikkatli olmanız gerekir çünkü piyasada birçok sahtekar ve hilekar bulunmaktadır. Bu nedenle, yatırım yapmadan önce mutlaka güvenilir bir borsa veya aracı kurum seçmeniz önemlidir.

    Bitcoin asıl amacı nedir?

    Bitcoin’in asıl amacı, merkezi otoritelerin denetiminden bağımsız bir para birimi olarak insanların para transferlerini anonim hale getirmektir. Bu sayede, insanların para transferlerini daha güvenli ve güvenilir bir şekilde gerçekleştirebilmeleri amaçlanmıştır. Ayrıca, Bitcoin, insanların para transferlerini dünya ülkeleri arasında engel olmadan gerçekleştirebilmesini de amaçlar. Bu sayede, insanların para transferlerini daha kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleştirebilmeleri amaçlanmıştır.

    Bitcoin çalışma mantığı nedir?

    Bitcoin, birçok dijital para biriminde olduğu gibi, blockchain adlı bir teknolojinin kullanımı sayesinde işlemlerini gerçekleştirir. Blockchain, birçok bilgisayar tarafından desteklenen bir veri yapısıdır ve bu veri yapısı sayesinde Bitcoin işlemleri güvenli ve güvenilir bir şekilde gerçekleştirilir. Blockchain, birbirine bağlı birçok bloktan oluşur ve bu bloklar, işlemlerin kaydedildiği bir veri tabanıdır. Her blok, önceki bloklardaki işlemleri içerir ve bu sayede işlemlerin tamamı birbirine bağlı bir şekilde tutulur. Bu sayede, işlemlerin güvenliği sağlanır ve aynı zamanda işlemlerin geri dönüşümü de imkansız hale gelir.

    Bitcoinin arkasında kim var?

    Bitcoin, 2009 yılında Satoshi Nakamoto takma adlı bir kişi tarafından geliştirilmiştir. Ancak, Satoshi Nakamoto’nun gerçek kimliği hala bilinmemektedir ve bu kişinin birçok insan tarafından bir grup veya bir kuruluş olabileceği düşünülmektedir. Bitcoin, açık kaynak kodlu bir yazılım olduğu için, bu yazılımı kullanan herkes teorik olarak Bitcoin’in arkasındadır. Ancak, Bitcoin’in gerçekteki yönetimi ve denetimi konusunda birçok tartışma bulunmaktadır.

  • COVID-19 Nedir? Koronavirüs Belirtileri Nelerdir?

    COVID-19 Nedir? Koronavirüs Belirtileri Nelerdir?

     

    Koronavirüs hastalığı olarak tanımlanan COVID-19, yeni bir tür koronavirüsün neden olduğu, yeni keşfedilen bulaşıcı hastalıktır.

     

    Koronavirüs (COVID-19) hastalığına yakalanan çoğu kişi, bu hastalığı hafif veya orta düzeyde semptomlar göstererek, özel herhangi bir tedaviye ihtiyaç duymadan iyileşebilmektedir.

    Koronavirüs (COVID-19), kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. Farklı bireyleri farklı biçimlerde etkileyen hastalık sürecinde, enfekte statüsündeki kişilerin çoğu, hafif veya orta düzeyde belirtilerle, hastaneye kaldırılmadan da iyileşmektedir.

    Belirtileri Nelerdir?

    Halk arasında “Korona” olarak tabir edilen, COVID-19’ a neden olan bu virüs, çoğunlukla enfekte kişinin nefes vermesi , öksürmesi veya hapşırması sonucunda ortaya çıkan damlacıklar yoluyla bulaşır. Açığa çıkan bu damlacıklar, çok ağır olduklarından havada asılı kalamazlar ve yere ya da yüzeylere düşerler.

    Koronavirüs enfekte olan birinin yakınındayken havayı solursanız veya virüsün bulaştığı bir yüzeye dokunursanız hastalığın size de bulaşması mümkündür. Bu yüzeylere temas ettikten sonra ellerinizi gözlerinize, ağzınıza veya burnunuza dokunursanız siz de enfekte olabilirsiniz.

    Koronavirüs Belirtileri (Yaygın) :

    • Ateş
    • Kuru öksürük
    • Yorgunluk

    Koronavirüs Belirtileri (Seyrek):

    • Ağrı ve sızı
    • Baş ağrısı
    • Boğaz ağrısı
    • İshal
    • Konjunktivit
    • Tat alma veya koku duyusunun kaybı
    • Ciltte döküntü ya da el veya ayak parmaklarında renk değişimi

    Koronavirüs Belirtileri (Ciddi Semptomlar):

    • Solunum güçlüğü veya nefes darlığı
    • Göğüs ağrısı veya göğüste baskı
    • Konuşma veya hareket kaybı

     

    COVID-19 enfekte kişilerde direkt alt ve üst solunum yollarını etkilediğinden, hastalıkta ilk görülen ve şikâyet edilen durum kuru öksürüktür. Sık sık ve sürekli devam eden kuru öksürük hastalığın belirtileri arasındadır. Bununla birlikte virüsün neden olduğu bir diğer önemli belirti, nefes darlığı şikayetidir. Nefes darlığı her enfektede görülmeyebilir fakat genellikle kişilerde solunum sıkıntısı yaratır ve bu durum ilerlerse hastanın tıbbi gözlem altına alınması gerekmektedir.

    Şayet daha önceden solunum rahatsızlıkları yaşamış bir bireyse; solunum sıkıntısı olma olasılığı ve şiddeti, bu alt nedenlere bağlı olarak daha da yükselebilir.

    Koronavirüsün sebep olduğu en önemli belirtilerden biri de yüksek ateştir. Bu semptom enfekte kişilerde görülen en önemli belirtiler arasındadır. Corona-virus vücutta çeşitli tahribatlar oluşturduğundan vücut ateşle bu duruma tepki vermektedir. Ayrıca virüsün vücutta yarattığı tahribata göre, kişide kas ve eklem ağrılarının yanı sıra; halsizlik, yorgunluk az da olsa ishal gibi durumlar da gözlenebilir.

    Bu belirtilerin her biri için hastalığın tedavi süreci ve yöntemi farklılık gösterebilmektedir.

    Örneğin, hafif semptomlar gösteren, herhangi başka bir kronik sağlık problemi olmayan kişiler, tedavi sürecini evde geçirebilmektedir. Halk arasında ‘hastalığı ayakta atlatmak’ deyimi ile bilinen bu durumdaki bireyler, beslenme alışkanlıkları ve kişisel dikkatle tedavi sürecini tamamlayıp, iyileşebilmektedirler.

    Ciddi semptomlar gösteren bireyler içinse süreç daha farklı işlemektedir. Bu bireyler aciliyetle tıbbi yardıma ihtiyaç duymaktadır. İlgili belirtileri gösteren kişiler hızlıca en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak uzman desteği almalıdır.

    Unutulmaması ve dikkat edilmesi gereken; corona virüsle enfekte olan kişiler bu semptomları ortalama 5 ila 6 gün içinde göstermeye başlar. Bununla birlikte, belirtiler ve semptomları gösterme süreleri kişiden kişiye farklılık gösterebilir ve bu süre 14 güne kadar uzayabilmektedir.

    Türkiye Güncel Koronavirüs (COVID-19) Tablosu için; https://covid19.saglik.gov.tr

    Dünya Güncel Koronavirüs (COVID-19) Tablosu için; Tıklayın

    Coronavirüs COVID-19 Son Durum Haritası

  • Coronavirüs COVID-19 Son Durum Haritası

    Coronavirüs COVID-19 Son Durum Haritası

    Coronavirus COVID-19 Global Harita

  • Didim’de Tarihle Tatil Yapın

    Didim’de Tarihle Tatil Yapın

    İlk yerleşim izlerinin M.Ö. 8000’lere dayandığı Didim ziyaretçilerine doğa, deniz, spor ve tarih gibi farklı alanları bir arada sunar. Özetle Didim’de tarihle tatil yapacaksınız.

    Didim’de yer alan tarihi noktalar genellikle Antik Yunan ve Roma Dönemi eserleridir.

    Tarihi gezi noktalarının başında Antik Yunan ve Roma Döneminin izlerini taşıyan ve Dünya’nın 3. tapınağı olma özelliğini gösteren Apollon Tapınağı yer alır. İyonyalılar tarafından inşa edilmiştir.

    Apollo Tapınağı

    Milet Tiyatrosu nerede?

    Roma Döneminde yapılmış olan Milet Tiyatrosu da tarihi gezi noktalarından birisidir. Yine Milet Antik Kenti içerisinde yer alan Milet Müzesi da gezi alanları içerisinde yer alır.

    Adını Yunancadan alan ve ilçeye de adını veren ikiz kardeş anlamındaki Didyma Antik Kenti de antik kentlerinden birisini oluşturur.

     

    Fustina Hamamı nerede?

    İlçede yer alan diğer Roma Dönemi eserlerinden birisi de Fustina Hamamı’dır

    Didim’e yakın bir uzaklığı bulunan ve Milas Söke Karayolu üzerinde bulunan yol ile gidilebilen Herakleia Antik Kenti diğer adı ile de Latmos Antik Kenti de tarihi noktalardan birisini oluşturur. Yine Didim’e yakın bir mesafedeki ve Bafa Gölü kıyısında yer alan diğer bir antik kent ise Myus Antik Kenti’dir.

    Didim Bafa

    Tarihi “Akköy”

    Akköy ise Osmanlı ve Rum mimarilerinin birlikte yer aldığı tarihi bir köydür.

    İlçe Roma ve Antik Yunan dönemleri eserlerinin yanında Türk İslam Beylikleri eserlerinin de yer aldığı bir ilçedir. Menteşeoğulları Beyliğinden İlyas Bey tarafından yaptırılmış olan Milet İlyas Bey Külliyesi bunlardan en bilinenlerinden birisini oluşturur.

    İlçede tarihin yanında doğal oluşumlarda yer alır. Akbük Saplı Ada da bunlardan birisidir. Doğal alanlar arasında Manastır Koyu, Cennet Koyu gibi koylar da yer alır.

    Didim’de aynı zamanda Tavşan Burnu Tabiat Parkı adında bir milli park yer alır.

    Didim Harita

    Didim Nerede?

    Aydın iline bağlı olan Didim şehir merkezine yaklaşık olarak 100-120 kilometre uzaklıkta sahil kıyısındaki bir ilçedir.

    Didim Ne Zaman Gidilmeli?

    Akdeniz ikliminin hâkim olması nedeni ile sıcaklık değerleri diğer bölgelere oranla daha erken yükselmekte ve daha geç düşmektedir. Bu nedenle yaz sezonu da uzun sürmektedir. Sıcaklığın 10 derece ortalamalarının altına düşmediği bölgeye her dönem gidilebilse de yaz sezonu yoğunluk göstermektedir.

    Didim Nerede Kalınır?

    Lüks oteller başta olmak üzere otel, pansiyon ve apart otellerde konaklama imkanı veren ilçede günü birlik kiralanan evlerde de kalınması mümkündür. Konaklama alanlarının da çeşitli olması her bütçe ve ekonomiye uygun konaklama imkânı da verir.

    didim gece hayatı

    Didim Gece Hayatı

    Özellikle yaz sezonunda daha fazla gece hayatına sahip olan Didim’de eğlence merkezleri genel olarak sahil ve merkezlerde toplanmıştır. Bar, pub ve disko sayısı gece kulüplerine göre daha fazla olmakla birlikte her anlamda eğlence merkezi yer alır. Bölge genel itibariyle turistik bir alan olması itibariyle turistlere yönelik eğlence alanı daha çoktur.

  • Türkçe’de Bulunmayan 10 Efsane Kelime

    Türkçe’de Bulunmayan 10 Efsane Kelime

    Dilimizde karşılığı olmayan ifadeler, çoğu zaman yoğun olarak yaşadığımız fakat bir türlü anlatamadığımız duyguların tercümesi olabiliyor.

    Anlatmakta güçlük çektiğimiz, olayları anlatabilmek için onlarca kelime sarfettiğimiz durumları ifade etmek aslında çok kolay. Düşünülmediğinden midir bilinmez, dilimizde sözlük karşılığı bulunmayan fakat dünya üzerinde kullanılagelen bu kelimeler tam da birçoğumuzun ilacı olacak şekilde.

    1- SAUDADE (Portekizce)

    “imkansız şeyler için duyulan arzu, yitirilene özlem”

     

    “Saudade” Portekiz dilinde, ‘gerçekleşmeyen veya muhtemelen gerçekleşmeyecek bir şey için duyulan belli belirsiz, sürekli arzuyu’ ifade ediyor. Aynı zamanda ‘sevilen ve yitirilen kişi veya nesne için duyulan nostaljik özlem’ anlamını da taşıyor.

     

    2- FORELSKET (Norveççe)

    “Aşık olunan andaki heyecan duygusu.”

    Şüphesiz aşık olunduğunu tarif etmek için mide kelebeklenmesinden başlayarak uzunca bir kelimeler ve benzetmeler yığını oluşturuyoruz. Oysa Norveç’te bu durum oldukça basit!

    “Forelstket” Kelimenin tam karşılığı ise, aşık olmaya başlarken yaşanan ve tarif edilemez olan coşku.

    3- KINTSUGI (Japonca)

    “Kusurlu olmak güzeldir.”

    Kırılan bir nesnenin eskisinden daha güzel ve daha değerli hale getirilebileceğini anlatmak için kullanılan bir sözdür. Kelimenin tam manası, kırık ve çatlak nesnelerin altın kullanılarak onarılması esasına dayanan eski Japon sanatını işaret etmektir.

    Anlamını aldığı felsefeye göre, hayat tüm kusurları ile değerlidir. Bu nedenle “kintsugi” ile kırık izleri gizlenmek yerine daha da vurgulanır, amaç yaşanmışlık ve kusuru daima kutsamaktır.

    4- TSUNDOKU (Japonca)

    “Okunmamış kitaplardan oluşan istif”

    Kitap alırken yaşadığımız heyecanı ne yazıkki sonrasında getiremeyebiliyoruz. Satın aldığımız fakat okumak için fırsat bulamadığımız, bir şekilde okuyamadığımız atıl durumdaki kitapları ifade etmek için düşünülmüş bir sözcük “tsundoku”.

    Japonların müsrifliğe olan aşırı duyarlılığının bir ürünü sayılabilecek bu kelime, bir kitabı satın aldıktan sonra okumamak ve diğer okunmamış kitaplarla birlikte istif (yığın) hâlinde bırakmak durumunu anlatır.

    5- TREPVERTER (Yidiş Dili)

    “zamanında kullanılmamış, henüz akla gelen cevap ya da karşılık”

    Öncelikle Yidiş, yaklaşık 1000 yıldan fazla bir süredir Avrupa’da yaşayan Aşkenaz Yahudileri tarafından kullanılan bir dil.

    Bu dile mensup enteresan bir kelime olan “trepverter”, net kelime anlamıyla, ‘kullanmak için çok geç olduğunda akla gelen cevap ya da karşılık’ demek. Literatürde ise “merdiven sözcükleri” olarak ifade ediliyor.

    6- WABİ-SABİ (Japonca)

    “Yaşam ve ölüm döngüsü kabulüyle, kusurlarda güzellik bulma”

    Kabul edelim Japonlar kırılan, dökülen bir şekilde kusurlu olan şeyleri tedavülden kaldırmak yerine kullanıma açmayı, yıkıcı olmak yerine hayata kazandırmayı ilke edinmiş.

    Yaşamın tüm olumsuzluklarıyla birlikte başlangıcı ve sonu olan, içine güzellikler doldurabileceğimiz bir gerçeklik olduğu kabul edilmiş. E haliyle ‘yaşam ve ölüm döngüsü kabul edilerek kusurlarda güzellik bulma’ durumunu ifade etmek adına “webi-sabi” kelimesini kullanmaları yaşamlarının bir parçası.

    7- GURFA (Arapça)

    “Avuç içinde biriktirilebilecek su”

    Hangimiz yapmadıkki düşen yağmur damlalarına avuç açıp biriktirme işini! Arapça’da yağmur damlalarını avuçta biriktirme eylemi önemsenmiş olacak ki ‘bir avuç içinde tutulabilecek su miktarını’ ifade etmek için “Gurfa” kelimesi türetilmiş.

    8- KOMOREBİ (Japonca)

    “yapraklar arasından yansıyan güneş ışığı”

    Japonca’nın evren ve yaşam üzerine kelimeleri günlük kullanımda da oldukça yerleşmiş. Gün döngüsü içerisinde güneş ışıklarının varlığı ve farkındalığı için türetilen “komorebi” kelimesi, ‘ağaç yaprakları arasından süzülen güneş ışığı’ anlamına geliyor.

    9- FIKA (İsveççe)

    “günlük rutinden uzaklaşma amacıyla, bi’ evde veya kafede kahve içmek, hamur işi yemek için birlikte toplanılması”

    İsveç dilinde, günün yoruculuğu ve koşuşturmacasına ara vermek için mola mahiyetinde kullanılan”fika”, ‘muhabbet etmek ve kaçamak yapmak için, bir kafede ya da birisinin evinde toplanarak saatlerce kahve içmek, hamur işi yemek’ anlamında.

    10- COMMUOVERE (İtalyanca)

    “kalpleri ısıtan anlatılar, göz yaşartıcı hikayeler”

    Bu kelimeyi duymuş olmanız muhtemel. “Commuovere”, genellikle “kalpleri ısıtan” anlamını taşıyor. Kelimenin aslı ise ‘göz yaşartan hikâyeleri anlatma, anımsama’ niteliğinde olması.

  • HTML’ den Uçak’a Tarihe İz Bırakan Mucitler

    HTML’ den Uçak’a Tarihe İz Bırakan Mucitler

    Özgün fikirler doğası gereği alışılmışın dışına çıkmayı, süregelen düşüncelerden ayrılmayı gerekli kılar. Beklenmedik yenilikler ise çoğunlukla eski yöntemlere veda edilerek, yeni başlangıçların oluşmasına vesiledir.

    Bu noktada dünyanın ilerleyişine katkı sağlayan, tarihteki pek mühim mucitleri e haliyle bilmenizde fayda var.

    1-Tim Berners-Lee (8 Haziran 1955 – )

    “www”(worldwideweb) yaratıcısıdır. Berners-Lee, 1989’da CERN Avrupa Parçacık Fiziği Laboratuvarı’nda çalışmış ve ilk hipermetin tarayıcısını geliştirmiştir.

    Yine 1989 yılında, bugün hali hazırda kullandığımız HTML, URL ve HTTP’nin mucidi oldu. Berners-Lee bu sistemi öncelikli olarak bilim adamları için geliştirse de, kısa sürede daha geniş çaplı bir kullanıma uygun olduğunu fark etti. Şüphesiz Berners-Lee’nin ilk fikri üzerinde yaptığı geliştirmeler sayesinde bugünki iletişim şeklimiz de değişmiş ve belirlenmiş oldu.

    2-Ada Lovelace (10 Aralık 1815-27 Kasım 1852)

    “İlk kadın programcı” unvanının sahibi ve ilk bilgisayarın köklerinin mucididir.

    Beynin nasıl düşünce ürettiği ve sinirlere duygularımızı nasıl aktardığının matematiksel modelini yaratmayı hedefleyen Lovelace, “analitik motor” olarak bilinen, bilgisayarın atasının mucididir. Lovelace’in fikrine göre bu makine, sembolleri belirli kurallara göre değiştirebiliyor, sayılar da miktar yerine kimlikleri temsil edebiliyordu.

    3- Cai Lun ( Ts’ai Lun, MS 48 – 121)

    Cai, kağıt tabakası oluşturma fikrinin sahibidir. Bu amaçla, ıslanmış ağaç kabuğu, eski paçavra, kenevir atığı gibi materyallerin yanı sıra balık ağlarından faydalanmıştır. Bu türdeki kağıtların taşınması ve üretimi çok daha kolaydı. Ayrıca üzerine yazı yazmak da daha pratikti.

    Bilinen o ki; kâğıt yapımı, neredeyse 500 yıl kadar, Çin topraklarında gizli bir sanat olarak kaldı. MS 751’de yapılan Talas Savaşı sonrası Arapların Çinli esirleri Semerkant’a götürmesiyle, burada önemli bir kâğıt üretim merkezi kurulmuş oldu. Avrupa’nın kağıtla tanışması ise ancak MS 12. yüzyılda yine Arapların aracılığı ile gerçekleşti.

     

    4- Leonardo Da Vinci (15 Nisan 1452-2 Mayıs 1519)

    Leonardo Da Vinci her ne kadar tablolarıyla tanınsa da onun bu yazımızda yer alma sebebi, çizimleri. Bir çok alana ilgi duyan ve çalışmalar yapımı olan Da Vinci’nin çizimleri, bisiklet, uçak, helikopter, makineli tüfek ve paraşütün kendisi tarafından “icat edilmiş olabileceğini” gösteriyor.

    Kendisi 1485 – 1490 yılları arasında, doğa, mekanik, geometri ve uçan makinelerin yanı sıra, kale, kilise ve kanal yapımı gibi mimari yapılarla ilgilendi, anatomi çalışmaları yaptı ve çok sayıda öğrenci yetiştirdi.

    5- Galileo Galilei (15 Şubat 1564 – 8 Ocak 1642)

    Kinematik, dinamik, teleskop gibi çalışmalar yürüten Galilei, Günmerkezlilik modelinin kurucusudur. Diğer adıyla Güneş Merkezlilik, gökbiliminde, Dünya ve diğer gezegenlerin ‘Güneş’in çevresinde döndüğü’ bir astronomik modeldir.

    Ayrıca Galileo, atlı pompa ve hidrostatik denge ölçüm cihazı gibi önemli mekanik cihazların mucididir. En ünlü icadı ise 1609 yılında geliştirdiği, Jüpiter’in dört uydusunu görmeyi sağlayan teleskoptur.

    6- Thomas Edison (11 Şubat 1847-18 Ekim 1931)

    Tarihin en önemli mucitleri arasında yer alan Edison’un icatları saymakla bitmiyor. Başlıcaları telgraf, gramofon, elektrikli ampul ve alkalin pil olan icatları arasında ilk ses kaydedici, ilk ticari akkor ve evrensel hisse senedi bandı da var.

    7- Marie Curie (7 Kasım 1867- 4 Temmuz 1934)

    Curie, radyoaktiviteyle ilgili çalıştı ve polonyum (polonium) elementini buldu. Onu ilginç kılan ise, kızların okula gitmesinin yasak olduğu bir dönemde Rus emperyallerden gizli olarak devam eden “Uçan Üniversite”de eğitim alması ve çalışmalarını tamamlayabilmesidir.

    8- Wright Kardeşler

    Orville (d. 19 Ağustos 1871 – ö. 30 Ocak 1948), Wilbur (d. 16 Nisan 1867 – ö. 30 Mayıs 1912)

    Wilbur Wright ve kardeşi Orvill Wright, uçan bir makine üretimini ilk kez gerçekleştiren kişilerdir. Bu alanda, daha önceki girişimlerin çoğu başarısızlıkla sonuçlanan Wright Kardeşler, bilimsel öğrenim görmemiş olmalarına rağmen; lise sonrası uçma fikrine yönelmiş ve çalışmalar yapmıştır.

    Uçma fikri hususunda çalışmalarını yürütürken, kendi yöntemleri ile uçurtmalar, model uçaklar ve insan taşıyan planörleri de yine Wright Kardeşler üretti.

  • Google’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na Özel Doodle’ı..

    Google’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na Özel Doodle’ı..

     

    Google, 95.yılını kutladığımız, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna özel bir logo hazırladı.

    Google, ana sayfasındaki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na özel hazırladığı “doodle” ile Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.

    Google, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 95. yıl dönümü nedeniyle bu yıl özel bir logo hazırladı.

    Arama motorunun açılış sayfasında bulunan mavi, bulutlu bir gökyüzü üzerinde dalgalanan Türk Bayrağı görüntüsü, bir çok Türk kullanıcının beğenisini kazandı.Kullanıcılar doodle’a tıklandığında, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili yazıların olduğu, bilgi ve haber sayfasına yönlendiriliyorlar.

    Google bu Doodle uygulamaları ile, dünyadaki tüm ülkeler için önemli gün ve tatillere, kültürel olay ve tarihteki önemli kişilere yer vererek dikkat çekmeyi hedefliyor. İnternet kullanıcıları ise, başlangıç sayfasında bulunan bu özel tasarımlı logonun üstüne tıklayarak, o güne, kişiye yahut konuya ilişkin ayrıntılı bilgiye erişebiliyor.

    Daha önce de Türkiye’de bu tip özel günleri unutmayan Google’ın bu kez tasarladığı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı doodle’ı kimi kullanıcıların beğenisini toplarken kimisi de beklentinin altında bularak eleştirdi.

  • Almanya Şansölyesi Angela Merkel’le Özdeşleşen Şansölye Terimi Anlamı Nedir?

    Almanya Şansölyesi Angela Merkel’le Özdeşleşen Şansölye Terimi Anlamı Nedir?

    Şansölye Nedir Hangi Ülkeler Bu Ünvanı Kullanıyor?

    Şansölye, Roma İmparatorluğu mirası üzerine kurulmuş çeşitli ülkelerde, farklı zamanlarda ve farklı anlamlarda kullanılmış bir görev isimlendirmesidir. Günümüzde ise en açık manasıyla Almanya ve Avusturya’da hükümet başkanlığı makamı için kullanılan unvandır. Bu makam Türkiye’deki başbakanlığa denk düşüyor.

    Yalnızca Almanya’ya Mahsus Bir Ünvan Sanılıyor

    Günümüzde ‘Şansölye’ makamını kullanan iki devlet var. Bunlar; Almanya ve Avusturya. Bugünün başbakanı olarak nitelendirebileceğimiz bu makamı Almanya Federal Cumhuriyeti’nde Angela Merkel kullanıyor. Avusturya Federal Cumhuriyeti’nin şansölyesi ise Christian Kern’dir.

    Politik arenada ‘kadın’ figürünün yükselen önemi bir yana ülkesinin uluslararası ilişkilerdeki üst düzey birçok diyaloğunu gerçekleştiren Angela Merkel, gerek Türkiye’de gerekse tüm dünyada ‘şansölye’ denildiğinde akla gelen ilk isim.

    Peki Şansölye Yetkileri Neler?

    Bu makamın kullanışı elbette ülkelerin yönetim biçimleri ile paralel, uygulanış ve yetki farklılıkları gösteriyor. Almanya’da şansölye ünvanına sahip kişi aynı zamanda hükümet başkanı makamındadır.Ve bakanları seçme yetkisi olduğu gibi hükümet politikasını çizme noktasında önemli pay sahibidir. Avusturya’da ise bu durum daha farklıdır. Şansölyenin hükümet politikasını belirlemek gibi bir yetkisi olmadığı gibi; şansölye, Avusturya yasasına göre hükümetin diğer üyeleri ile denk statüde yer alır.

    Şansölye Merkel’in Makama Gelişi ve Yetkileri

    Angela Merkel, Mecklenburg-Vorpommern’den milletvekili olduktan sonra, Almanya Federal Cumhuriyeti tarafından 22 Kasım 2005 tarihinde “Almanya Şansölyesi” seçilerek göreve gelmiştir. Merkel, halihazırda Almanya Federal Cumhuriyeti’nin hükümet başkanlığı görevini sürdürüyor.

    Bakanları ve hükümet politikasının ana hatlarını belirleyebilme yetkisi olduğu gibi kendisi, pratikte de en güçlü Alman politikacı konumundadır. 13 yıldır bu ünvanı taşıyan politikacı, yalnızca parlamentonun yasama dönemi süresince güven oyu yoklaması sonucu ile görevden alınabilir.

    Avusturya Şansölyesi İçin Durum Daha Farklı

    Avusturya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi Christian Kern açısından durum Merkel’inken daha farklıdır. Her şeyden önce şansölye seçilerek değil atanarak göreve gelir. Atanması teorik açıdan tamamıyla devlet başkanının hür tercihine bağlıdır. Pratikte ise, haliyle Ulusal Konsey’deki çoğunluk ilişkilerinin dikkate alınması gerekiyor.

    Hükümet ve şansölye, yemin töreniyle birlikte doğrudan göreve başlar ve burada parlamentonun onayı gerekli değildir. Hükümet partisinin başı olarak uygulamada önemli bir etkiye sahip olan şansölyenin yetkileri arasında atanacak diğer hükümet üyelerini devlet başkanına önermek de yer alıyor. Bununla birlikte şansölyenin görevden alınabilmesi için parlamento, dilediği zaman hükümet aleyhinde güven oylaması yapabilir.

    Başbakan Yerine Şansölye

    Kim ne derse desin hükümetin başı sıfatını tanımlayabilmek adına şansölye kelimesi kulağa oldukça albenisi yüksek geliyor. Hal böyleyken gündemi takip eden vatandaşlar açısından ne yazık ki bu unvan sanki daha üst düzey bir makamı, cumhurbaşkanı, başkanı çağrıştırıyor.

    Bilinmesi gereken; şansölyelik, tarih boyunca başta Roma İmparatorluğu, sonrasında da imparatorluğun mirasını yaşatan uluslarca devam ettirilmiştir. Bu makam geçmişte geniş yetkilerle donatılmasına karşın; günümüzde demokrasinin gelişmesiyle birlikte farklılaşmıştır. Yine de bilinen bu ülkelerde uygulanışları değişse de etkisini siyaset sahnesinde sürdürmeye devam etmektedir.

  • Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı Kimdir? Neden Önemlidir?

    Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı Kimdir? Neden Önemlidir?

    2 Ekim 2018’de New York’ tan İstanbul’daki Suudi Arabistan Konsolosluğu’na gönderilen Cemal Kaşıkçı, ölümü ve ardındaki sırlar…

    Cemal Kaşıkçı, Ekim 1958 Medine, Suudi Arabistan doğumludur. Henüz gençlik yıllarındayken eğitim için Amerika’ya giden merhum gazeteci, 1985 yılında ABD’deki Indiana State University’den mezun oldu. Eğitim sonrası ülkesine dönen Kaşıkçı, gazetecilik mesleğini yapmak için Suudi Arabistan’a geldi ve çalışmalarını bir süre orada sürdürdü.

    1991 – 1999 yılları arası dönemde, Al Madina gazetesinde yazı işleri müdürlüğü ve genel yayın yönetmenliği vekilliği görevlerini yapan Kaşıkçı, bu süre zarfında Afganistan vb. ülkelerden haberler yaptı. 1987-1995 döneminde ise Afganistan ve Sudan’da, eski El Kaide lideri Usame bin Ladin ile söyleşiler gibi çarpıcı haberlere de imza attı.

    Yazıları Ülkedeki Dini Yapıya Eleştiri Niteliğinde Bulundu

    Amerika’da eğitim görmüş olan Suudi gazeteci, İngilizce yayın yapan Arab News’te dört yıl boyunca lider olarak çalıştı. Kaşıkçı, bu görevi münasebetiyle gittiği Al Watan’da yazı işleri müdürlüğü görevini 52 gün sürdürebildi. Sebebi ise, gazetede ülkenin dini yapısını eleştiren yazıların çıkmasıydı. Bu eleştirel yazıları akabinde gazeteci görevden alındı.

    Özgürce Yazabilmek Gerekçesiyle ABD’ye Gitti

    Cemal Kaşıkçı, 2008 yılında tekrar Al Watan yazı işleri müdürlüğüne getirilmesine rağmen 2010 yılında gazetede eleştirel yazıların yayınlanması sebebiyle bir kez daha görevden alındı.

    Yazılarını özgürce yayınlayamadığı gerekçesiyle ülkeyi terk eden Kaşıkçı, gariptir ki bir yakınlaşma neticesinde Prens Türki al Faysal’ın danışmanlığı görevine getirildi. Prens Türki, İngiltere ve ABD’de Suudi Arabistan Büyükelçiliği yapmıştı. Günümüzde ise, Kral Selman’ın oğlu Halid bin Selman Suudi Arabistan’ın ABD Büyükelçiliği görevini yapıyor.

    Temelli ABD’ye Yerleşmişti

    Ülkesinde bir türlü dikiş tutturamayan Kaşıkçı, hem Prens Türki gibi politik kimliklerin güvencesi hem de daha öncesinde buradaki gazetecelik tecrübelerine dayanarak Eylül 2017’de ABD’ye yerleşme kararı aldı. Aynı ay içerisinde ülkeye yerleşen Suudi gazeteci, Washington Post’ta köşe yazıları yazmaya başladı.

    Burada Suudi Arabistan’ın Katar’a yönelik politikalarını ve Yemen savaşını eleştiren yazılar yazdı.

    Peki Cemal Kaşıkçı Neden Önemli?

    Kaşıkçı ABD’ye yerleşmesinden önceki süreçte, Arap ülkelerinde yayınlanan Al Hayat gazetesinde köşe yazıları yazmaya devam ediyordu. Beş yıl boyunca gazetede yayınlanan yazıları sonrası 2016 Aralık ayında, o dönemde seçimi yeni kazanmış olan ve daha göreve başlamayan ABD Başkanı Donald Trump’ı eleştiren açıklamaları sebebiyle bir daha yazıları yayınlanmadı. Kaşıkçı, Trump’ın hem İran karşıtı olup hem de Esad’ı destekleme fikrinin bir çelişki olduğunu vurgulamıştı.

    Türkiye İle Bağlantısı

    Öncelikle Cemal Kaşıkçı, Suudi Arabistan’ın kurucusu Abdülaziz ibn Suud’ un özel doktoru olan Kayserili Muhammed Kaşıkçı’nın torunudur. Dolayısıyla Kaşıkçı büyükbaba tarafından Türkiye’yle bağlantılı.Öte yandan danışmanlığını yaptığı Prens Türki’nin de anne tarafından Türk kökenli olduğu biliniyor.

    İstanbul’a Gelişi

    Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’daki eşi, muhalif gazeteciyi hükümetle arasının açılması nedeniyle istemiyordu ve boşandılar. Erdoğan’ın ekibiyle yakın temasları da bulunan Kaşıkçı, Türk yetkililerin yeniden evlenmesine izin vermesi için boşandığını gösteren bir belgeyi almak için konsolosluğa geldi.

    Türkiye vatandaşı nişanlısı Hatice Cengiz ile evlenebilmek için gereken yasal işlemleri halletmek üzere 2 Ekim 2018 tarihinde İstanbul, Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na geldi. İçeri giriş görüntüleri yayınlanan Cemal Kaşıkçı’dan bir daha haber alınamadı.

    Endişeleri Vardı Ama Yine De Konsolosluğa Geldi

    Kaşıkçı konsolosluğa gitmesi halinde tutuklanma veya ülkeye geri götürülme tehlikesinin olduğunu biliyordu ve endişeliydi. Nişanlısı Hatice Cengiz’e, konsolosluğa girdikten sonra kendisinden haber alamaması halinde, AKP Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay ve Türk – Arap Basın Derneği’ne haber vermesi gerektiği söylemişti.

    Tüm endişelerine rağmen, Kaşıkçı’yı konsolosluğa gitmeye ikna eden isim, Muhammed bin Selman’ın demir yumruğu altındaki Prens Turki’den başkası değildi. Kaşıkçı’yı arayan Turki, ona tehdit olmadığını belirterek konsolosluğa gitmesi hususunda telkin etti.

    Herkesi düşündüren nokta, Kaşıkçı Suud Hanedanı’nda oyunun kurallarını iyi bilen bir isimdi. Prens Turki’nin danışmanlığını yaptığı dönemlerde elçiliklerin nasıl çalıştığını öğrenmiş, işlerin nasıl yürüdüğünü biliyordu. Buna rağmen İstanbul’a yönlendirilirken kendisini ölüme götüren tüm bu durumların mukayesesini nasıl yapamamıştı?

    Washington Post Kaşıkçı’nın Köşesini Boş Bıraktı

    2017’den bu yana Washington Post’ta kendine ait köşesinde yazılar yazan Kaşıkçı’nın, kendisinden haber alınamamasının ardından gazetedeki köşesi boş bırakılarak yayınladı.